...Kıssadan Hisse...

15/2/2007

 

 

 

 

 

 

 

"Geçmiş günlerde bir köyde bir yaşlı adam varmış.çok fakirmiş.ama kral bile onu kıskanırmış.

öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki,kral at için nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış...

"bu at,bir at değil benim için.bir dost...insan dostunu satar mı!"dermiş hep.

bir sabah kalkmışlar ki, at yok...köylü,ihtiyarın başına toplanmış"seni ihtiyar bunak.bu atı sana bırakmayacakları,çalacakları belliydi.krala satsaydın,ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.şimdi ne paran var ne de atın"demişler.

ihtiyar"karar vermek için acele etmeyin"demiş.sadece at kayıp deyin.çünkü gerçek bu.ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğinizi karar.atımın kaybolması bir talihsizlik mi,yoksa bir şans mı bunu henüz bilmiyoruz.çünkü bu olay henüz bir başlangıç.arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."

köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler...

aradan 15 gün geçmeden,at bir gece ansızın dönmüş.meğer çalınmamış,dağlara gitmiş kendi kendine.dönerken de vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.köylüler ,ihtiyar adamn etrafına toplanıp özür dilemişler."babalık,"demişler,"sen haklı çıktın.atının kaybolması bir talihsizlik değil,adeta bir devlet kuşu oldu senin için.şimdi bir at sürün var."

"karar vermek için gene acele ediyorsunuz."demiş ihtiyar.sadece atın geri döndüğünü söyleyin.bilinen gerçek sadece bu.ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.

bu daha başlangıç.birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"

köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden."bu herif sahiden gerzek"diye geçirmişler.bir hafta geçemden,vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.köylüler gene gelmişler ihtiyara."bir kez daha haklı çıktın"demişler."bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak.oysa sana bakacak başkası da yok.şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın."demişler.

ihtiyar"siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz."diye cevap vermiş."o kadar acele etmeyin.oğlum bacağını kırdı.gerçek bu.ötesi sizin verdiğiniz karar.ama acaba ne kadar doğru?hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

birkaç hafta sonra,düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış.köye gelen görevliler,ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar.köyü matem sarmış.çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş,giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş.köylüler gene ihtiyara gelmişler."gene haklı olduğun kanıtlandı."demişler."oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında.oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler.oğlunun bacağının kırılması talihsizlik değil.şansmış meğer."

"siz erken karar vermeye devam edin."demiş.ihtiyar.oysa ne olacağını kimseler bilemez.bilinen bir tek gerçek var.benim oğlum yanımda,sizinkiler askerde.ama bunların hangisinin talih, hangisinin şansızlık olduğunu sadece Allah biliyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

2007-03-05 21:59:18 - cok guzel

Yazan: Senol Temur
İhtiyarin Hikayesi gercekten Cok guzelmis Blog Sayfaniza İnternette Resim Arastirirken Ulastim ... :) İyi Gunler ...

www.senoltemur.com
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »

TurkuazKukla

bindik bi alamete gideyoz kıyamate

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro